Alanya’da tekne kiralamak, Ege’deki durgun koy gezilerinden teknik ve görsel olarak çok farklı bir deneyimdir. Limancepte olarak 10 yıldır misafirlerimize anlattığımız en önemli detay şudur: Alanya bir "koy" destinasyonu değil, bir "yarımada ve mağara" keşfidir.
Bodrum veya Göcek’te yeşilin içine saklanırken, Alanya’da tarihin ve dikey kayalıkların gölgesinde yüzersiniz. Alanya Kalesi’nin üzerine kurulu olduğu görkemli yarımada, rotayı doğal olarak şekillendirir. Standart gezi tekneleri belirli bir hattı takip ederken, Limancepte üzerinden kiralayacağınız özel teknelerle kalabalığın ulaşamadığı noktalara demir atabilirsiniz.
İşte Alanya çıkışlı özel tekne turunuzda, coğrafi yapısı ve sunduğu deneyimle mutlaka rotanızda olması gereken 5 stratejik nokta:
Tekneniz limandan ayrıldığında ilk durağınız, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın "İki denizin sultanı" unvanını aldığı Tarihi Alanya Tersanesi’nin önüdür. Burası Türkiye’de eşine az rastlanan bir lokasyondur; çünkü denize girdiğiniz yer, 800 yıllık tarihi surların tam dibidir. Su burada genellikle durgun ve kristal berraklığındadır. Özel tekne kiralamanın avantajı burada devreye girer; büyük tekneler uzaktan geçerken, siz tersanenin kemerlerine kadar yaklaşıp, tarihin içinde yüzme şansı bulursunuz.
Damlataş tarafına doğru ilerlerken, sadece denizden ulaşılabilen mağaralar serisi başlar. Bunların en ünlüsü Fosforlu Mağara’dır. Jeolojik yapısı gereği fosforlu bir görünüme sahip olan taşlar, ay ışığını veya güneş ışığını yansıtarak suyun üzerinde parıltılı, turkuaz bir renk oluşturur. Efsane değil, fiziksel bir gerçektir. Burası, Instagram hikayeleriniz için Alanya’nın en fotojenik noktasıdır.
Yarımadanın burnuna geldiğinizde, denizden yaklaşık 34 metre yükseklikte bulunan Aşıklar Mağarası sizi karşılar. Eski bir geleneğe göre; tekne kayalıklara yanaşır, cesur misafirler kayalara tırmanarak mağaraya girer ve diğer taraftan denize atlarlar. Ancak bu aktivite tecrübe gerektirir. Limancepte olarak uyarımız; eğer akıntı güçlüyse sadece tekneden bu görsel şöleni izlemeniz ve mağara önündeki derin mavi sularda serinlemenizdir.
Yarımadayı döndüğünüzde, dünyaca ünlü Kleopatra Plajı’nın uçsuz bucaksız kumsalıyla karşılaşırsınız. Karadan girdiğinizde binlerce kişiyle paylaştığınız bu denizi, tekneyle açıktan deneyimlemek büyük bir lükstür. Deniz tabanı tamamen kum olduğu için suyun rengi burada tropik bir turkuaza dönüşür. Özellikle öğle yemeği molası için idealdir.
Şehir merkezinden biraz uzaklaşıp, doğa ile baş başa kalmak isterseniz rotanız batıya, Ulaş tarafına dönmelidir. Alanya-Antalya karayolu üzerinde, kayalıkların üzerine kurulu Ulaş Parkı’nın altındaki koy, turkuaz rengi ve serin suyuyla bilinir. Şehir merkezindeki insan gürültüsünden tamamen uzaktır. Özel yatınızla sabah 10:00 - 13:00 arası gitmek, bu koyu size özel kılar.
Müşteri Destek Hattı veya WhatsApp hattımızdan bize 7/24 ulaşabilirsiniz.