İstanbul’u hissetmek için bazen en kalabalık yerinden, en sakin maviliğine açılmak gerekir. Eminönü, yüzyıllardır bu şehrin denizle buluştuğu, vapur düdüklerinin martı seslerine karıştığı o eşsiz noktadır.
Limancepte.com olarak 10 yıllık İstanbul tecrübemizle biliyoruz ki; Eminönü tekne kiralama ve iskeleden hareket eden bir tekneye binmek, modern bir marinadan çok daha farklı bir his uyandırır. Burası "Eski İstanbul"dur. Halatlar çözülüp kıyıdan sadece birkaç metre uzaklaştığınızda, arkanızda kalan o muazzam silüeti izlemek, turun en büyüleyici anıdır.
İşte Tarihi Yarımada’nın kıyısından hareket ettiğinizde, dümen kırabileceğiniz 3 keyifli rota:
Eminönü çıkışlı turların en özel tarafı, daha ilk dakikada size sunduğu manzaradır. Tekneniz iskeleden yavaşça ayrılırken; bir yanınızda Yeni Cami’nin zarafeti, diğer yanınızda Mısır Çarşısı’nın tarihi dokusu sizi uğurlar. Kafanızı kaldırdığınızda Topkapı Sarayı’nın burnunu (Sarayburnu) ve Ayasofya’nın kubbelerini görürsünüz. Burası, İstanbul’un tanıtım filmlerinde gördüğünüz o meşhur karenin tam ortasıdır.
Eğer rotanızı "içeriye", yani Haliç’e (Altın Boynuz) çevirirseniz, Boğaz’ın hareketli yapısının aksine göl kadar durgun bir suya girersiniz. Bu rotanın en nostaljik anı, Galata Köprüsü’nün altından geçmektir. İlerledikçe Fener ve Balat kıyılarının renkli dokusu başlar. Bu rota, dalgasız ve sakin bir seyir arayanlar, özellikle akşamüstü gün batımını Haliç’in o altın rengi sularında izlemek isteyenler için idealdir.
Eminönü’nden hareket edip rotayı "dışarıya", yani Boğaz’ın girişine çevirirseniz, İstanbul’un coğrafi büyüklüğünü ve ferahlığını hissedersiniz. Tekneniz Sarayburnu önünden süzülürken, Asya ve Avrupa kıtalarının birbirine bakışını izlersiniz. Dümeni hafifçe Anadolu yakasına kırdığınızda, denizin ortasındaki o zarif simge, Kız Kulesi sizi karşılar.
Müşteri Destek Hattı veya WhatsApp hattımızdan bize 7/24 ulaşabilirsiniz.