Ege’nin incisi Kuşadası’nda tekne kiralama deneyimi, sadece kruvaziyer gemilerinin uğrak noktası veya Efes Antik Kenti’nin kapısı değil; aynı zamanda mavi ile yeşilin en bakir tonlarının buluştuğu bir deniz cenneti keşfidir. Eğer kalabalık plajlardan sıkıldıysanız, Dilek Yarımadası Milli Parkı’nın el değmemiş koylarına doğru uzanan büyüleyici bir yolculuğa hazır olun.
İşte Kuşadası rotanızda mutlaka demir atmanız gereken o eşsiz duraklar:
Setur Marina veya Güvercinada iskelesinden halatları çözdüğünüzde, ilk olarak Kuşadası’nın simgesi olan tarihi Güvercinada Kalesi sizi selamlar. Tarihi Cenevizlilere dayanan bu kaleyi denizden fotoğrafladıktan sonra rotanız Baradan Koyu’na çevrilir.
Deneyim: Baradan Koyu, en popüler ilk duraktır. Suyu o kadar berraktır ki, teknenin gölgesi deniz tabanına vurur. Sabah kahvesini, arkanızda yükselen yemyeşil tepelere karşı yapmak güne harika bir başlangıçtır.
Milli Park sınırlarına yaklaşırken sizi bekleyen en özel durak Soğuksu Koyu’dur. Burası, Uludağ’dan süzülüp gelen tatlı su kaynaklarının denizle buluştuğu nadir noktalardan biridir.
Aktivite: Yazın en sıcak günlerinde bile buradaki su serinletici ve diridir. Tatlı suyun tuzlu suyla karıştığı noktada yüzmek, ciltte doğal bir şok etkisi ve tazelenme yaratır. "Ege’nin suyu sıcaktır" tezini çürüten bu koy, doğal bir terapi gibidir.
Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Türkiye’nin bitki örtüsü açısından en zengin bölgelerinden biridir. Karayoluyla ulaşımın zor veya yasak olduğu bazı koylara sadece denizden ulaşabilirsiniz.
Neden Gitmeli? Karşınızda Yunanistan’ın Samos Adası tüm heybetiyle dururken, siz iki ülke arasındaki o büyülü mavilikte yüzmenin keyfini çıkarırsınız. Şnorkelinizi takıp, el değmemiş doğanın altındaki balık sürülerini izleyebilir, öğle yemeğinizi Samos manzarasına karşı yiyebilirsiniz.
Rotanın dönüş yoluna geçmeden önceki en huzurlu durağı genellikle Maydanoz Koyu’dur. Rüzgara karşı korunaklı yapısı sayesinde deniz burada çarşaf gibidir.
Manzara: Adını kıyısındaki bitki örtüsünden alan bu koy, turkuazdan laciverte dönen renk geçişleriyle ünlüdür. Genellikle teknelerin motorlarını kapattığı, sadece dalga seslerinin ve ağustos böceklerinin duyulduğu bu nokta, günün yorgunluğunu atmak için idealdir.
Kuşadası’na dönüş yolunda, güneş yavaşça Ege’nin arkasında kaybolurken gökyüzü turuncu ve mor renklere bürünür. Güvercinada Kalesi’nin ışıklandırmaları ve şehrin silüeti denizden bakıldığında büyüleyici bir tablo oluşturur.
Kuşadası rotası, Ege’nin dinginliğini ve Milli Park’ın vahşi doğasını birleştirir. Bu rotada bir gün geçirmek size şunları kazandırır:
Müşteri Destek Hattı veya WhatsApp hattımızdan bize 7/24 ulaşabilirsiniz.