Ölüdeniz, Göcek’in dingin körfez yapısından veya Kaş’ın batık tarihinden çok farklı bir denizcilik deneyimi sunar. Burası, "dikey coğrafya"nın hüküm sürdüğü, denizin dağlarla en dramatik şekilde buluştuğu yerdir.
Limancepte.com olarak 10 yıllık bölge tecrübemizle şunu net bir şekilde söyleyebiliriz: Ölüdeniz'de özel tekne kiralamak, o meşhur kartpostal karesinin (Kumburnu Plajı ve Lagün) içine girmek değil, onun ötesindeki vahşi güzelliği keşfetmektir. Lagünün içi sığ ve koruma altında olduğu için büyük tekneler buraya girmez; asıl macera, Belcekız Plajı'ndan açıldığınız an başlar.
Babadağ’ın eteklerinde süzülen yamaç paraşütçülerinin gölgesinde yapacağınız bu rotada, mutlaka demir atmanız gereken 5 stratejik nokta:
Belcekız Plajı'ndan hareket ettikten kısa bir süre sonra ulaşacağınız ilk durak genellikle Mavi Mağara’dır. Burası, ismini güneş ışıklarının mağaranın içindeki suyun altından yansıyarak oluşturduğu fosforlu mavi renkten alır.
Deneyim: Burası aslında bir yüzme molasından ziyade, görsel bir "fotoğraf durağı"dır. Kiraladığınız tekne küçükse mağaranın içine kadar girebilir. Büyük bir gulet kiraladıysanız, mağara ağzına en yakın noktada durup yüzerek bu ışık şöleninin içine girebilirsiniz. Sabah saatleri, ışığın en etkileyici olduğu andır.
Ölüdeniz rotasının tartışmasız yıldızı burasıdır. İki devasa dağın arasında kalmış, sadece denizden ulaşılabilen bu vadiye tekneniz yaklaşırken hissedeceğiniz duygu "hayranlık" olacaktır.
Ne Yapılmalı? Tekneniz kumsala yaklaşır, siz denize atlayıp kıyıya yüzersiniz. Vadinin içine doğru kısa bir yürüyüş yapabilir veya sadece o devasa kaya duvarlarının arasında yüzmenin küçüklüğünü hissedebilirsiniz. Kalabalık günübirlik tur tekneleri gelmeden, sabah erken saatlerde burada olmak, vadinin ruhunu hissetmek için en doğru zamandır.
Kelebekler Vadisi’nin dramatik yapısından sonra Akvaryum Koyu, adı gibi sakin ve berrak bir mola yeridir. Deniz tabanının net bir şekilde görülebildiği, kayalıkların arasında rüzgara karşı nispeten korunaklı bir alandır. Bölgedeki balık popülasyonunun yoğun olduğu yerlerden biridir. Eğer yanınızda deniz gözlüğü ve şnorkeliniz varsa, teknenin etrafında kısa bir keşif turu yapmak için rotanın en uygun noktasıdır.
Rotanın doğu tarafına, Kayaköy’ün arka sahillerine doğru ilerlediğinizde karşınıza Bizans döneminde önemli bir dini merkez olan St. Nicholas (Gemiler) Adası çıkar.
Özellik: Adanın üzerinde 4 farklı kilise kalıntısı ve bunları birbirine bağlayan bir tünel yolu bulunur. Tekneniz yanaştığında karaya çıkıp bu tarihi kalıntılar arasında yürüyüş yapabilirsiniz. Ada, konumu gereği Ölüdeniz bölgesinin en güzel gün batımı noktalarından biridir.
Gemiler Adası’nın hemen karşısındaki anakarada yer alan bu koy, adını jeolojik bir fenomenden alır. Dağlardan gelen soğuk tatlı su kaynakları, burada denizin altından yüzeye çıkar.
Etkisi: Sıcak bir Ağustos gününde denize atladığınızda, suyun yüzeyinin ılık, ancak 1-2 metre altının buz gibi olduğunu fark edersiniz. Bu, vücudunuz için doğal bir şok havuzu etkisi yaratır ve inanılmaz derecede ferahlatıcıdır.
Müşteri Destek Hattı veya WhatsApp hattımızdan bize 7/24 ulaşabilirsiniz.