Fethiye Körfezi’nde Fethiye yat kiralama ile açıldığınızda, kaptanların "Öğle yemeği için nereye kıralım?" sorusuna verdiği en popüler cevaplardan biri Turunç Pınarı’dır. Diğer adıyla "Osman’ın Yeri" olarak da bilinen bu koy, karadan ulaşımın olmaması sayesinde bakirliğini ve kalitesini korumuş nadir yerlerdendir.
Limancepte.com olarak misafirlerimize hep söylediğimiz gibi: Turunç Pınarı sadece bir deniz molası değil, ağaçların altında uzun süren keyifli sofraların ve dağdan gelen tatlı suyla serinleyen denizin hikayesidir. İşte Fethiye’nin bu saklı cenneti hakkında bilmeniz gereken her şey:
Turunç Pınarı, Fethiye merkez limanının tam karşısında, Oyuktepe Yarımadası’nın arkasında kalan, çam ormanlarıyla kaplı derin bir koydur. Buranın büyüsü isminde saklıdır:
Bu koyun en büyük lüksü, karayolu bağlantısının olmamasıdır. Yani buraya arabanızla gelemezsiniz.
Turunç Pınarı, "Slow Living" (Yavaş Yaşam) felsefesinin denize yansımış halidir. Burada jet-ski gürültüsü bulamazsınız. Tandırda kuzu, taze deniz ürünleri ve yöresel mezelerle donatılmış masalarda saatlerce oturulur. Koyun arkasındaki patika yoldan kısa bir yürüyüş yaparsanız, Fethiye Körfezi’ni kuş bakışı gören muazzam bir manzarayla karşılaşırsınız.
Turunç Pınarı bir "Halk Plajı" değildir. Koyda özel işletmeler bulunur. Ayakbastı parası genellikle alınmaz ancak iskeleyi ve şezlongları kullanmak için işletmede harcama yapmanız (yemek yemek veya içecek tüketmek) beklenir. Elektrik, su, duş ve tuvalet imkanları mevcuttur.
Burası klasik anlamda bir çadır kamp alanı değildir. En popüler seçenek, kiraladığınız teknede gecelemektir. Restoranın iskelesine bağlanıp, akşam yemeğini karada yedikten sonra geceyi teknenizin kamarasında, yıldızların altında geçirmek paha biçilemezdir. Ayrıca koydaki işletmelerin lüks butik konaklama birimleri de mevcuttur.
Müşteri Destek Hattı veya WhatsApp hattımızdan bize 7/24 ulaşabilirsiniz.